Kimi zaman hiçbir şey anlayamadığım, daha da kötüsü, sıkıntı veren ve alay konusu gibi gelen şaşırtıcı şeylerle çektiğin kalıntıları peşinde koşan çağdaş bir gezgin gibiyim. Ve her iki durumda da, üstelik sanıldığından da fazla, kaybediyorum: çünkü bir takım gölgeler karşısında sıkıntıdan bunalırken, o anda biçimlenen gerçek görünüme, onu gözlemleyebilmek için gerekli duyulardan yoksun olduğumdan ötürü, kapalı değil miyim? Birkaç yüzyıl sonra, aynı yerde, en az benim kadar umutsuz bir başka gezgin, benim görebilecekken gözden kaçırdığım şeylerin yok oluşu karşısında gözyaşı dökecektir. İkili bir sakatlığın kurbanıyım. Gördüğüm, keşfettiğim her şey beni yaralıyor; ama durmaksızın, yeterince çevreme bakamamaktan ötürü kendimi suçluyorum.

                                    ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )
.
.
.
.
[ Ankara, Kızılcahamam, Gölköy, 17.08.2014 ]

Kimi zaman hiçbir şey anlayamadığım, daha da kötüsü, sıkıntı veren ve alay konusu gibi gelen şaşırtıcı şeylerle çektiğin kalıntıları peşinde koşan çağdaş bir gezgin gibiyim. Ve her iki durumda da, üstelik sanıldığından da fazla, kaybediyorum: çünkü bir takım gölgeler karşısında sıkıntıdan bunalırken, o anda biçimlenen gerçek görünüme, onu gözlemleyebilmek için gerekli duyulardan yoksun olduğumdan ötürü, kapalı değil miyim? Birkaç yüzyıl sonra, aynı yerde, en az benim kadar umutsuz bir başka gezgin, benim görebilecekken gözden kaçırdığım şeylerin yok oluşu karşısında gözyaşı dökecektir. İkili bir sakatlığın kurbanıyım. Gördüğüm, keşfettiğim her şey beni yaralıyor; ama durmaksızın, yeterince çevreme bakamamaktan ötürü kendimi suçluyorum.

                                    ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )

.

.

.

.

[ Ankara, Kızılcahamam, Gölköy, 17.08.2014 ]

İçinde keşfetme arzusu varsa hiç durma, bekleme kimseyi !  Gezmek ve keşfetmek sizin için bir düşse ve bunun bir kısmını bile gerçekleştirmek istiyorsanız, hemen kalkın ve silkinin !  Bunun için öncelikle cesur olmanız, konforu unutmanız gerekir. Sanıldığı gibi zengin olmanız değil, ama cesaretli, meraklı ve dirençli olmanız şart.

                            ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )
.
.
.
.
[ Ankara, Kızılcahamam, Çırpan, 17.08.2014 ]

İçinde keşfetme arzusu varsa hiç durma, bekleme kimseyi !  Gezmek ve keşfetmek sizin için bir düşse ve bunun bir kısmını bile gerçekleştirmek istiyorsanız, hemen kalkın ve silkinin !  Bunun için öncelikle cesur olmanız, konforu unutmanız gerekir. Sanıldığı gibi zengin olmanız değil, ama cesaretli, meraklı ve dirençli olmanız şart.

                            ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )

.

.

.

.

[ Ankara, Kızılcahamam, Çırpan, 17.08.2014 ]

Seyahatler beni kendime doğru bir yolculuğa çıkardı aynı zamanda. Kendimi daha daha çok sorgulayarak, ülkeme, insanıma daha farklı bakmayı öğrendim. Yolculukları bundan seviyorum biraz da. Bir günü ötekine eklerken zenginleştiğimi hissediyorum. Yolculukta bulduğum ‘öteki beni’ seviyorum.
                       ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )
.
.
.
.
[ Ankara, Kazan, Saray, 16.08.2014 ]

Seyahatler beni kendime doğru bir yolculuğa çıkardı aynı zamanda. Kendimi daha daha çok sorgulayarak, ülkeme, insanıma daha farklı bakmayı öğrendim. Yolculukları bundan seviyorum biraz da. Bir günü ötekine eklerken zenginleştiğimi hissediyorum. Yolculukta bulduğum ‘öteki beni’ seviyorum.

                       ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )

.

.

.

.

[ Ankara, Kazan, Saray, 16.08.2014 ]

Ömrü tükenmeden bir insan mutlu mu mutsuz mu bilinmez, asıl mutluluk acıyla tatlının, iyiyle kötünün ölçülü karışımıdır.

                                                             ( Azra ERHAT, Mavi Yolculuk, 1962 ) 
.
.
.
.
[ Çanakkale, Ayvacık, Yeşilyurt, 08.08.2014 ]

Ömrü tükenmeden bir insan mutlu mu mutsuz mu bilinmez, asıl mutluluk acıyla tatlının, iyiyle kötünün ölçülü karışımıdır.

                                                             ( Azra ERHAT, Mavi Yolculuk, 1962 ) 

.

.

.

.

[ Çanakkale, Ayvacık, Yeşilyurt, 08.08.2014 ]

Sen ne güzel bulursun,
Gezsen Anadolu’yu.
Dertlerden kurtulursun,
Gezsen Anadolu’yu.
 
Billur ırmakları var,
Buzdan kaynakları var,
Ne hoş toprakları var,
Gezsen Anadolu’yu.
 
Orda bahar başkadır,
Yazlar kışlar başkadır,
Ah!… Bu diyar başkadır,

Gezsen Anadolu’yu…
.
.
.
.
[ Balıkesir, Edremit, 09.08.2014 ]

Sen ne güzel bulursun,

Gezsen Anadolu’yu.

Dertlerden kurtulursun,

Gezsen Anadolu’yu.

 

Billur ırmakları var,

Buzdan kaynakları var,

Ne hoş toprakları var,

Gezsen Anadolu’yu.

 

Orda bahar başkadır,

Yazlar kışlar başkadır,

Ah!… Bu diyar başkadır,

Gezsen Anadolu’yu…

.

.

.

.

[ Balıkesir, Edremit, 09.08.2014 ]

Gün olur başımı alır giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşların peşi sıra.

                           (Orhan Veli)
.
.
.
.
[ Çanakkale, Eceabat, Kilitbahir, Çanakkale Boğazı, Feribot, 09.08.2014 ]

Gün olur başımı alır giderim,

Denizden yeni çıkmış ağların 

Şu ada senin, bu ada benim, 

Yelkovan kuşların peşi sıra.

                           (Orhan Veli)

.

.

.

.

[ Çanakkale, Eceabat, Kilitbahir, Çanakkale Boğazı, Feribot, 09.08.2014 ]

Seyahat etmenin tehlikelerinden biri, gezip gördüğümüz yerlere yanlış zamanda gitmemizdir. Bir yere dair algılama ve kavrama yetimiz o an için gerekli güce henüz ulaşmadıysa; seyahat sırasında edindiğimiz bilgiler, zinciri olmayan boncuklar misali uçup giden gereksiz bilgiler olup çıkar.

                                                          ( Alain de BOTTON,  Seyahat Sanatı )
.
.
.
.
[ Çanakkale, Gelibolu, Bayırköy, Çanakkale Boğazı, 09.08.2014 ]

Seyahat etmenin tehlikelerinden biri, gezip gördüğümüz yerlere yanlış zamanda gitmemizdir. Bir yere dair algılama ve kavrama yetimiz o an için gerekli güce henüz ulaşmadıysa; seyahat sırasında edindiğimiz bilgiler, zinciri olmayan boncuklar misali uçup giden gereksiz bilgiler olup çıkar.

                                                          ( Alain de BOTTON,  Seyahat Sanatı )

.

.

.

.

[ Çanakkale, Gelibolu, Bayırköy, Çanakkale Boğazı, 09.08.2014 ]

Yola düşüldü mü ömür boyunca gidilir - ekmeğin ve şarabın peşinden, turnaların peşinden - Büyük şehirler, büyük aşklar çığlık çığlığa terk edilir.

                                                                ( Attilâ İLHAN, Abbas Yolcu, 2004 )
.
.
.
.
[ Çanakkale, Çanakkale Boğazı, Feribot, 09.08.2014 ]

Yola düşüldü mü ömür boyunca gidilir - ekmeğin ve şarabın peşinden, turnaların peşinden - Büyük şehirler, büyük aşklar çığlık çığlığa terk edilir.

                                                                ( Attilâ İLHAN, Abbas Yolcu, 2004 )

.

.

.

.

[ Çanakkale, Çanakkale Boğazı, Feribot, 09.08.2014 ]

Demek ki, senden öncekiler nasıl göçüp gittilerse, senden sonrakiler de öyle göçüp gidecektir.

                                      ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )
.
.
.
.
[ Çanakkale, Ayvacık, Behramkale, Assos, 08.08.2014 ]

Demek ki, senden öncekiler nasıl göçüp gittilerse, senden sonrakiler de öyle göçüp gidecektir.

                                      ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )

.

.

.

.

[ Çanakkale, Ayvacık, Behramkale, Assos, 08.08.2014 ]

Seyahat, diğer insanların gözlerinden ve bakış açılarından dünya görmenizi sağlar.                                                                                                 ( Kemal Kaya )
.
.
.
.
[ Türkmenistan, Merv, Bayramali, 23.04.2014 ]

Seyahat, diğer insanların gözlerinden ve bakış açılarından dünya görmenizi sağlar.
                                                                                                ( Kemal Kaya )

.

.

.

.

[ Türkmenistan, Merv, Bayramali, 23.04.2014 ]

Seyahat, yarım yamalak ve tutarsız bir coğrafi mantığa uyum sağlamak zorunda kalan merakımızı yerle bir eder. Üniversitede aldığımız bir dersin senelik programında yer alan kitapların konularına göre değil de boyutlarına göre sınıflandırılmış olması kadar tutarsız bir mantıktır bu.

                                                      ( Alain de BOTTON,  Seyahat Sanatı )
.
.
.
.
[ İzmir, Seferihisar, Doğanbey, 30.05.2014 ]

Seyahat, yarım yamalak ve tutarsız bir coğrafi mantığa uyum sağlamak zorunda kalan merakımızı yerle bir eder. Üniversitede aldığımız bir dersin senelik programında yer alan kitapların konularına göre değil de boyutlarına göre sınıflandırılmış olması kadar tutarsız bir mantıktır bu.

                                                      ( Alain de BOTTON,  Seyahat Sanatı )

.

.

.

.

[ İzmir, Seferihisar, Doğanbey, 30.05.2014 ]

Gidilen kentin güzelliğini iyi hazmetmek gerekir: sahafları, kitap sergilerini gezmek, semt pazarlarını görmek, bir marketten alışveriş yapmak, nesnelerin ruhunu, zamanını duyabilmek isteğiyle onlara dokunmak…

                                ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )
.
.
.
.
[ İstanbul, Fatih, Eminönü, 16.04.2014 ]

Gidilen kentin güzelliğini iyi hazmetmek gerekir: sahafları, kitap sergilerini gezmek, semt pazarlarını görmek, bir marketten alışveriş yapmak, nesnelerin ruhunu, zamanını duyabilmek isteğiyle onlara dokunmak…

                                ( Benian ÇULHAOĞLU,  Tek Başına Dünya Gezisi, 2012 )

.

.

.

.

[ İstanbul, Fatih, Eminönü, 16.04.2014 ]

Kurulabilecek bir başka paralellik bana daha anlamlı geliyor. Çünkü bu çağdaş lezzetler, ister istemez hilelidir. Sadece psikolojik niteliklerinden ötürü değil kuşkusuz; ama anlatan ne kadar namuslu olursa olsun, onları bize gerçekte oldukları gibi getiremez, bu artık mümkün değildir. Onları kabul edebilmemiz için, önceden dönüştürülmeleri gereklidir. En içten davranan gezginlerin belki farkına varmadan gerçekleştirdikleri bu işlem sonucunda anılar ayıklanmakta, kısmen örtülmekte ve gerçekler verilmiş çerçeveye uydurulmaktadır.

                                     ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )
.
.
.
.
[ İstanbul, Beyoğlu, İstiklal Caddesi, 16.04.2014 ]

Kurulabilecek bir başka paralellik bana daha anlamlı geliyor. Çünkü bu çağdaş lezzetler, ister istemez hilelidir. Sadece psikolojik niteliklerinden ötürü değil kuşkusuz; ama anlatan ne kadar namuslu olursa olsun, onları bize gerçekte oldukları gibi getiremez, bu artık mümkün değildir. Onları kabul edebilmemiz için, önceden dönüştürülmeleri gereklidir. En içten davranan gezginlerin belki farkına varmadan gerçekleştirdikleri bu işlem sonucunda anılar ayıklanmakta, kısmen örtülmekte ve gerçekler verilmiş çerçeveye uydurulmaktadır.

                                     ( Claude LEVI-STRAUSS,  Hüzünlü Dönenceler, 1955 )

.

.

.

.

[ İstanbul, Beyoğlu, İstiklal Caddesi, 16.04.2014 ]

Yürüyüş dünyanın açıklığına yeniden kavuşmayı sağlayan anlamı yavaş yavaş üretir. İnsan çoğu zaman kendi dışına atıldıktan sonra yeni bir çekim merkezi bulabilmek için yürür. Kat edilen yol cesaretsizlik ve yorgunluk doğuran bir labirenttir ama bu labirentin tamamıyla içsel bir çıkışı vardır ki orada insan bu deneyimi kendi lehine çeviren anlamlar ve mutluluklar bulur.

                                                             ( David le BRETON, Yürümeye Övgü )
.
.
.
.
[ İstanbul, Beyoğlu, Harbiye, 17.04.2014 ]

Yürüyüş dünyanın açıklığına yeniden kavuşmayı sağlayan anlamı yavaş yavaş üretir. İnsan çoğu zaman kendi dışına atıldıktan sonra yeni bir çekim merkezi bulabilmek için yürür. Kat edilen yol cesaretsizlik ve yorgunluk doğuran bir labirenttir ama bu labirentin tamamıyla içsel bir çıkışı vardır ki orada insan bu deneyimi kendi lehine çeviren anlamlar ve mutluluklar bulur.

                                                             ( David le BRETON, Yürümeye Övgü )

.

.

.

.

[ İstanbul, Beyoğlu, Harbiye, 17.04.2014 ]